Boğaz Hattında Gayrimenkul Fiyatları Düştü mü?

Yaz mevsimi başladığından bu yana İstanbul boğazında, özellikle Avrupa yakasında boğaz hattında enteresan görüntüler de artmaya başladı. Durum böyle iken kısa bir gözlem yazısı yazmaya karar verdim ve bu yazıyı gayrimenkul ile de ilişkilendirdim.

İstanbul Boğazı Gayrimenkul Verileri

Gayrimenkul sektöründe olanlar için en önemli konu nedir diye sorarsanız lokasyon cevabını alırsınız. İstanbul boğazı dünya üzerinde nadir çoğrafi yapılardan biri ve bir o kadar da kıymetli. Hatta Mayıs ayında Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark’ta faaliyet gösteren Türkiye Veri İşleme Merkezi’nin araştırmasına göre, İstanbul Boğazı’ndaki toplam 114 milyon 453 bin metrekarelik arazinin değeri 670 milyar lira olarak tespit edildi. Yine aynı kurumun yaptığı bir diğer araştırma ise İstanbul Boğazı’ndaki 53 milyon 255 bin metrekarelik yapı stoğunun toplam değerinin 550 milyar lira olduğu açıklandı. Söz konusu rakama Boğaz’da tespit edilen 660 yalının 61 milyar TL değeri de dahil edildiğinde Boğaziçi’ndeki yapıların toplam değeri 610 milyar liraya ulaşıyor. Bu veriler de bize İstanbul’da rakamsal olarak en değerli bölgenin boğaz hattı olduğunu gösteriyor.

Şimdi boğaz hattından, oradaki arazi alanlarının ve konutların değerinden neden bu kadar bahsettim durduk yere. Son birkaç yıldır bu hatta Marmara denizinin daha temiz olmasından dolayı daha fazla denize giriliyor. Malum havalar oldukça sıcak ve insanlar serinlemek için haklı olarak buraları tercih ediyor. Hem güzel zaman geçiriyor hem de eğleniyor. Ancak ortaya inanılmaz enteresan görüntüler de ortaya çıkıyor. Piknik olayının semaver, tüp, mangal, nargile gibi detaylarla hakkını verenler, uygun olmayan kıyafetlerle denize girenler, aşırıya kaçan hareketle çevreye zarar verenler… Çevre kirliliğini dikkat ederseniz saymadım bile. Sonsuz bir belediye çalışanı sayısı var orayı temiz tutmaya çalışan. Sosyolojik olarak ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu tüm bunlar.

İstanbul Boğazında İnsan Manzaraları

Bu görüntülerin sakil durmasının sebebi, bu amaçla yapılmış alanların dışına taşması ile açıklanabilir. Yoksa bir kişinin mayosunu değiştirmesi, soyunma kabini olan bir plajda gayet normal dururken, insanların çoluk çocuk yürüyüş yaptığı bir sahil boyunda aynı etkiyi yaratmıyor. Boğazın belli bölgelerinde denize girilebilir ibaresi olması belki duruma bir çözüm getirebilir. Ancak böyle bir uyarı tabelasının olmaması ile tüm hatta denize girilebiliyor!!!

Aynı şekilde aslında piknik alanı olmayan bir bölge, geceli gündüzlü, tamamen bir piknik alanına dönüşmüş durumda.  Belediyenin bu olaya bakış açısı nedir bilemiyorum elbette. Ancak bazı düzenlemelerin getirilmesi gerektiği çok net gözüküyor. Özellikle ateşi ortadan kaldırmak gerekir ki tehlikeler bertaraf edilsin.

Sektör Profesyonellerinin Görüşlerini Bekliyorum

Aslında bu görüntülerden yola çıkarak bu bölgenin değeri nedir diye bir rakamlara bakmak istedim. Dünya metropollerinde bu değerde olan lokasyonlarda böyle riskli durumlarla karşılaşmak pek söz konusu olamaz. Çünkü kazara bir yangına sebebiyet verilmesi halinde ciddi maddi hasarların ortaya çıkmasına sebep olur.

Satış işinde olan emlak ve proje satan sektör profesyonellerinin işi, yazın bu bölgede oldukça zordur diye tahmin ediyorum bu görüntülerden kaynaklı. Bizim işimizde değer en önemli konu. Burası biricik ve çok değerli diyorsunuz ancak bu tarz görüntülere de engel olamıyorsunuz. Bu süreç böyle devam ederse konut fiyatlarının istenilen rakamlara satılamayacağını ya da kiralamaların sekteye uğrayacağını düşünüyorum. Bu tamamen benim kişisel görüşüm. O bölgede çalışan sektör profesyonellerinden de bu konuda geri bildirim bekliyorum aslında. Çünkü alıcının eline çok önemli bir pazarlık unsuru geçmiş oluyor. Bu konudan kaynaklı oluşan müşteri itirazını karşılamak ise oraya özgü bir çözüm yoksa satış ya da kiralamayı zorlaştırabilir ya da gayrimenkul profesyoneli konuyu manipüle ederek satışı kapatmaya çalışabilir.

Evlerin milyon dolarlara satıldığı bu bölgede satış riske atılamayacak kadar önemli bir konu. Diğer tarafta da zamanını güzel geçirmeye çalışan yurdum insanı. İroni çok derin. Yasaklar hiçbir zaman çözüm olmamıştır. Ancak herkesin uyum sağlayabileceği, hem şehrin tadını çıkarmak isteyen kişileri bu eğlencelerinden mahrum etmeyecek hem de çevreye verilen kirliliği asgariye indirileceği çözümler düşünülmeli ve geliştirilmeli. Bunlar nasıl yapılacak? Boğaz hattında gayrimenkul hareketinin seyri nasıl olacak? Merak ettiğim sorular. Cevabı olanlar varsa paylaşırlarsa hepimize yardımcı olurlar.

Sevgilerimle,

Belgin Benek

 

 

By | 2018-02-11T12:36:45+00:00 Ağustos 8th, 2017|Emlak üzerine yazılar, Genel|0 Comments

About the Author:

2001 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesini bitirdi. 2005-2009 arasında Realty World Türkiye’de Kurumsal İletişim ve Franchise Direktörüğü görevini yürüttü. 2010 yılında iş ve sektörel deneyimini Hilmi Işıkören ile birlikte kurdukları Işıkören Danışmanlık’a taşıyan Belgin Benek, Modakent Çekmeköy projesinde Hilmi Işıkören ile birlikte geliştirdikleri iş modeli ile 4 ay gibi kısa bir sürede satışların %80’ini tamamlayarak önemli bir başarı elde etti. 2012 yılında www.isikoren.com üzerinden gerçekleştirilen faaliyetleri Hilmi Işıkören ile birlikte yürüttü. Işıkören Online ‘Canlı’ Seminer Platformu üzerinden seminerlerin hazırlanması ve geliştirilmesinde etkin rol oyandı. Belgin Benek, Işıkören Danışmanlık şirketinin ana konusu olan sektör ayrımı yapmaksızın şirket, kurum ve hatta bireylerin ‘farklılaştırarak öne çıkarma’ iddiasıyla çalışmalarına devam etmektedir.

Leave A Comment